Oğuzhan Müftüoğlu, 12 Eylül Darbesi’nin AKP iktidarına giden yolu nasıl açtığını anlattı

Bugün 12 Eylül darbesinin 42. yıldönümü. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren öncülüğünde yapılan 12 Eylül 1980 askeri darbesi, Süleyman Demirel‘in Başbakan olduğu hükümete karşı gerçekleştirildi. 

TBMM etkisiz hale getirilerek 1961 Anayasa‘sı uygulamadan kaldırıldı ve ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi. 

Darbe’nin bilançosu ise ağır oldu. Gözaltı merkezleri ve cezaevleri işkence merkezleri haline dönüştürüldü. 171 kişi işkenceyle öldürüldü.

“FAŞİST ÖRGÜTLENMELERİN MAAŞINI DOĞRUDAN CIA ÖDEDİ”

Konuya ilişkin Cumhuriyet‘e açıklamalardan bulunan Mahir Çayan‘ın yol arkadaşı ve devrimci mücadelenin önemli isimlerinden SOL Parti Parti Meclisi Üyesi Oğuzhan Müftüoğlu, “12 Eylül’e gelen süreç 12 Mart’tan başladı. Türkiye 2. Dünya Savaşı’nda Batı Cephesi’nde yer aldıktan sonra hızla Amerika’nın dünya çapındaki hegemonyası altına girdi ve Türkiye’nin devlet yapısı ona göre şekillendi.

1950’de Kemalist rejim kısmen dönüştürülmeye başlandı. 60’lardan sonra solun karşısına çıkarılan faşist örgütlenmeler, 1959’da yapılan anlaşmalar sonucunda Türkiye’ye girdi. Maaşlarını doğrudan CIA tarafından ödendi. Komünizmle mücadele dernekleri çerçevesinde dinci örgütler şekillendi” diye konuştu. 

“İSLAMCILAŞTIRMANIN AÇIK BİÇİMDE BAŞLADIĞI DÖNEMDİR”

Bütün bunları o tarihlerde Uğur Mumcu‘nun Cumhuriyet Gazetesi‘nde yazdığını anımsatan Müftüoğlu, şöyle devam etti:

6. Filo‘ya karşı yapılan eylemler sırasında devrimcilere bıçaklarla saldıranlar zannedildiği gibi milliyetçiler değil dincilerdi. 12 Mart, solun yok edilmesi için çok sert önlemlerin alındığı, Kızıldere‘de devrimcilerin katledildiği, idamların yapıldığı süreçler olarak 12 Eylül’ün öncülüydü. Ordu tarafsız görünmek için sağdan soldan geçenleri idam etti.

12 Eylül islamcılaştırmanın daha açık biçimde başladığı süreçtir. AKP iktidarının getirilmesiyle islamcı faşist rejime dönüşün en önemli kırılma noktasıdır.”

80 Darbesi’nin amacının Türkiye’yi Amerika’nın Orta Doğu’daki politikalarına uygun bir yapıya dönüştürmek olduğunu söyleyen Müftüoğlu, “Siyasi Partiler Yasası’ndaki değişikliklerle partiler tek adam yönetimlerine dönüştü, parti liderlerini böylece kontrol edebildiler. Barajlar yükseltilerek sol örgütlerin parlementoda yer almadan diğer partilerin gölgesinde kalmasına sebebiyet verildi. Solun gelişmesinin önü kesildi, dinciliğin önü açıldı” ifadelerini kullandı. 

“80 DARBESİ AKP’Yİ İKTİDARA TAŞIDI”

12 Eylül 1980 Darbesi’nin AKP’yi iktidara taşıyan önemli kilometre taşlarından olduğunu aktaran Müftüoğlu, “Ecevit’in partisi DSP, MHP ve Anavatan Partisi’nin iktidarda olduğu, CHP’nin de muhalefette olduğu dönemde iktisadi kriz yaşandı. Devlet Bahçeli o zaman ‘İstifa edelim, seçime gidelim’ diye bir önerge verdi. Ecevit neden seçime gidildiğini anlamadığını söyledi ama anlamadan gittiler. İktidardalar her şeyi yapacak güçteler ama seçime gittiler. Seçim sonunda bu üç parti baraj dışında kaldı, yeni kurulan ve Refah Partisi’nden çıkan bir parti yani AKP iktidar oldu. Bu ilginç değil mi?” dedi. 

“AMERİKA’NIN DESTEĞİ İLE KURULAN BİR PARTİ…”

“Erdoğan, muhalefet partisi lideri Baykal’ın önergesi ile Türkiye’de ilk kez Anayasa değişikliği yapılarak affedildi ve sonunda Başbakan oldu” diyen Müftüoğlu şöyle devam etti:

“Sonra kendi içlerinde bulunan Abdurrahman Dilipak gibi isimlerin açıklamalarından anladık ki Refah Partili kişiler ile Amerika’dan gelen birtakım kişiler görüşmüş ve anlaşma yapmış. Amerika’nın desteği ile yeni kurulacak bir partiye seçimin kazandırılması ve daha sonra tüm Orta Doğu’yu kasıp kavuracak Büyük Orta Doğu Projesi ile ilgili anlaşmaya varmışlar.”

2010 REFERANDUMU NELERE SEBEP OLDU?

Türkiye’de gerici ve dinci yapılara alan açılmasını 2010 Referandumu ile ilişkilendiren Müftüoğlu, referandum dönemini şu cümlelerle anlattı:

“2010 referandumunda ‘Toplum demokratikleşiyor’ denilerek sağ zihniyetler Türkiye’de yerleştirildi. Ben o zaman ‘Yetmez ama evet’çileri soldan destekleyenleri eleştirdim. Bütün yargı sistemini dinci bir iktidarın ele geçirmesine yol açan bu değişikleri geçirebilmek için o zaman Kenan Evren’in yagılanacağını söylediler. Solcu geçinenler de bunu yuttu. Darbenin hasını iktidarı ele geçirenler yaptı. Cumhuriyet’in Kemalist, demokratik ve lâik niteliklerini kaybederek islamcı bir cumhuriyete dönüşmesinin sebebi 2010 Referandumu’dur.

Genel seçimlerle ilgili değerlendirmelerini de Cumhuriyet TV‘de aktaran Müftüoğlu konuşmasına şöyle son verdi:

“Son seçimlerin bir kader seçimi olduğunu düşünmüyorum. Bütün yaşananlar iktidarın devam etmesini imkânsız hale getirmişti. Muhalefet ciddi bir hata yapmazsa kazanacağını düşünmüştük.

Muhalefet yapılmayacak tüm hataları yaptı. Muhalefet kaybetmek için iktidar kazanmak için her şeyi yaptı. Seçim sürecinde montaj video ile seccadeye basılması tartışıldı. Türkiye’nin bugünkü halinde sorunlar ve rejimin hali tartışılmadı. Tek adam rejimini bitirmek istiyorlardı ancak muhalefetin adayının konuşmasında da bir tek adam gördüm.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x